GENEL CERRAHİ




Troıd Bezinin Hastalıkları


Halk arasında BAĞA tabir edilen, tıp dilinde guatr olarak adlandırılan Isparta ve çevresinde çok sık olarak görülen bir hastalıktır. Daha ziyade bayanlarda sık olarak görülür. Ailevi olarak görülen şekilleri de vardır. Kullanma sularındaki iyot eksikliğinden kaynaklandığı araştırmalar sonunda kanıtlanmıştır.
Orta yaşın hastalığı olarak bilinir. Boyunda gözle görünen kitleler halinde ya da dışarıdan belli olmayan ancak muayene sonunda tespit edilen kitleler halindedir. Buluğ çağında olan kişilerde erken teşhis edildiği zaman ilaç tedavisi ile önlenmesi mümkündür.
Hamile bayanlarda tesbit edildiği zaman doğan bebeğin hemen kanı alınarak hormon tayini yapılmalıdır. Bebekte hormon eksikliği olup ta erken fark edildiğinde derhal tedavi başlanmalı aksi halde doğan çocukta ileri yaşlarda zeka gerilikleri ortaya çıkabilmektedir.
Çabuk kızma sinirlenme çarpıntı nefes almada zorlanma saç dökülmesi adet düzeninde aksamalar omuz ağrıları şeklinde kendini belli eder. Orta yaş bayanlarda sık görüldüğü için genelde menopoz şikayetleri ile karıştırılır.
Halk arasında zehirli guatr denilen tipi vardır. Bunlarda tedavi öncelikle ilaç ile olup; cerrahi kan tablosunun düzelmesinden sonra uygulanır.
Muayene ile kolayca teşhis konur. Ayrıca kan tahlillerinin yapılması ve ultrasonografi ile üzerinde nodul olup olmadığının tespit edilmesi lazımdır. Nodul meydana gelen vakalarda genellikle tedavi CERRAHİ'DİR.
Son yıllarda noduler guatrlarda kansere dönme olasılığı artış göstermekte olup, bu gibi vakaların yakinen takip edilmesi ve gecikmeye meydan vermeden opere edilmesi uygundur. Ameliyat sonu çıkan dokunun patolojik incelenmesinin yapılması ve hastalara takip için raporun bir örneğinin verilmesi son derece önemlidir. Kanser bulunan vakalarda daha sonra ilaç ve radyoterapi de uygulanmaktadır.

Safra Kesesi Hastalıkları

Safra kesesi karaciğerin alt tarafında karaciğere yapışık olarak bulunan bir organdır. Görevi safrayı konsantre ederek depolamaktır. Halk tarafından safra'nın bu kese içinde yapıldığı bilgisi yanlıştır. Safra karaciğer içinde yapılıp depolanmak için keseye gönderilir.
Safra kesesinin hastalıklarının başında safra taşları gelir. Aşırı yağlı yiyecekler veya fazla diyet yaparak safrayı meydana getiren safra tuzlarının oranının bozulması taş teşekküllünde başlıca nedendir.
Safra kesesinde taş oluştuğu zaman tedavi CERRAHİ'DİR. Hastalar genellikle ağrıları olmadığı için ameliyata sıcak bakmazlar; ancak en ideali hastanın şikayetinin olmadığı zamanda opere olmasıdır. Taşlarla beraber kese içinde iltihabi olaylar da gelişir, bu durum dayanılmaz ağrılara sebep olur. Ağrılar genellikle sırta doğru vurur ve daha ziyade kalp şikayetlerini taklit eder. Tedavi daima CERRAHİ'DİR.
Bunun dışında safra polipleri vardır ki kansere dönme olasılıkları fazla olduğu için yakın takip edilmeli büyümeye meyilli olması nedeniyle gecikmeden opere edilmelidir.
Son zamanlarda safra kesesi operasyonları kapalı şekilde (ya da denildiği gibi lazer ile) yapılmaktadır. Bunun hastaya çok faydası vardır. Operasyon sonu hem ağrılar az olmakta hem de hastalar bir gün içinde taburcu olup işlerinin başına dönebilmektedir.
Ancak gecikmiş vakalarda safra taşları koledok tabir ettiğimiz ana safra kanalına düşmüş ise ki o zaman hastalarda kara sarılık tabir edilen ancak bulaşıcı olmayan sarılık ortaya çıkmaktadır ki tedavisi aciliyet gerektirmektedir. Bu safhada kapalı operasyon yapılması daha sıkıntılı olup açık ameliyat olma mecburiyeti ortaya çıkar.
Safra kesesi ameliyatlarında safra kesesi ve içindeki taşlar tamamen alınır. Asla kese yerinde bırakılmaz. Kese çıkarıldıktan sonra karaciğer safra kesesinin görevini üstlenir ve daha koyu kıvamda safranın bağırsağa akmasını sağlar.
Teşhis konulması son derece kolay olup hastaya hiçbir eziyeti olmayan ultrasonografi'nin yapılması kafidir. Hastanemizde her iki tip operasyonlar da deneyimli cerrahlarımız tarafından başarıyla yapılmaktadır.

Opr. Dr. Tuna ESİN