GÖZ HASTALIKLARI


Şaşılık


Şaşılık Nedir ?
Her iki gözün aynı yöne bakmaması ve paralel hareket edememesi durumudur. Bir göz düz bakarken diğer göz içe, dışa, yukarıya veya aşağıya doğru kayabilir. Bu durum şaşılık olarak adlandırılır.

Kayma Paternleri
İçe kayma (Esotropya)
Dışa kayma (Ekzotropya)
Aşağıya kayma (Hipotropya)
Yukarıya kayma (Hipertropya)




Burun kökünün basık olması, yüz asimetrisi, göz kapağı anomalileri nedeni ile gerçek şaşılık olmadığı halde kayma varmış gibi izlenebilir. Bu duruma yalancı şaşılık adı verilir.

Şaşılık Sebepleri Nelerdir?
Kalıtsal olabilir,
Gözlük ihtiyacı olduğu halde kullanılmaması,
Gözü hareket ettiren kaslardaki anormallikler,
• Nörolojik veya konjenital problemler (Down
Sendromu veya beyin felci gibi durumlar) sonucunda şaşılık meydana gelebilir

Şaşılığın Göz Bulguları
 Bir gözde kayma (en tipik bulgusudur),
 Şaşılığı olan çocuk her iki gözünü birlikte
kullanmak için başını bir tarafa eğebilir,
 Işığa karşı hassasiyet,
 Okuma sırasında tek gözünü kapatma,
 Çift görme, başağrısı ve yorgunluk gibi bulgular
olabilir.

Şaşılık Tedavisi
Şaşılık tedavisinde amaç, görme keskinliğinin  arttırılması, eğer varsa anormal baş pozisyonunun çift görmenin düzeltilmesi, serbest göz hareketlerinin sağlanması ve kozmetik yakınmaların giderilmesidir
 Öncelikle  refraktif  kusur düzeltilmelidir
 Göz tembelliği  varsa tedavi  edilmelidir
 Göz ekzersizleri uygulanabilir.
 Cerrahi yöntemler
 

 Katarakt
 

Katarakt Ameliyatı Olmak Artık Çok Kolay

Katarakt gözümüzde normalde saydam olarak bulunan lensimizin, bulanıklaşmasıdır. Fotoğraf makinelerindeki optik komponentin kirlenmesi durumunda olduğu gibi, kataraktlı gözde de ışık göz içine giremeyecektir. Katarakt oluşumunun en sık sebebi yaşın ilerlemesidir. İleri yaşlarda nasıl saçlarımız beyazlaşıyorsa, gözün içindeki lensin protein yapısı da değişiklik gösterecek ve bulanıklaşacaktır. 52-64 yaş arasındakilerde yaklaşık %50 oranında katarakt gelişimi söz konusudur. Katarakt erken yaşlarda da görülebilir. Bazı kataraktlar doğuştan meydana gelir. Bunun dışında travma, yoğun güneş ışığı ile uzun sure temas, toksik kimyasal maddeler, vücut metabolizma değişiklikleri yani diabet gibi sistemik hastalıklar ve ilaçlar (steroid, kortizonlu ilaçlar) katarakt gelişimini arttırır.

 

 


Katarakt ileri yaşlarda görülen en sık görme kaybı nedenleri arasında yer alır. Görme keskinliğinin azalması, kataraktlı hastalarda en sık rastlanan bulgudur. Görme düzeyindeki değişiklikler, kataraktın tipine gore farklılık gösterir. Kataraktlı hastalar sıklıkla ışık yansımalarından yakınırlar. Bu durumu genellikle kamaşma olarak tarif ederler. Çok aydınlık ortamlarda, güneş ışığında ciddi görme zaafı oluşturacak boyutta görme azalması olabilir. Kataraktın birkaç farklı tipi bulunur . Işık yansıması katarakt bulgularından birisidir, kataraktın her tipinde görülmez, özellikle kortikal ve arka kapsüller katarakt olarak adlandırılan lensin çevresinde katarakt oluşumu ile seyreden katarakt tiplerinde görülebilir.

Nükleer katarakt adı verilen merkezdeki lensin çekirdek bölümünün kalınlaşması ile seyreden katarakt tiplerinde değişen derecelerde miyopa kayış söz konusudur. Giderek yakın okumada kullanılan gözlüklere ihtiyaç kalmayabilir. Yakın eskisinden daha net olarak görülür. Kataraktın birçok tipi mevcuttur. En sık rastlanan tipleri;

Subkapsüller katarakt: Bu katarakt tipinde lensin arkadaki kapsülünün merkezi bölümü ilk olarak etkilenir. Bu tip kataraktlarda uzak görme erken dönemde etkilenir ve görme keskinliğini en fazla bozan türdür. Yakın görme ise, çok daha fazla bozulur. Nükleer sklerotik kataraktlar da diğer bir katarakt tipidir. Yakın görme bu hastalarda eskisinden daha iyi hale gelebilir, ancak uzak görme ise, aşırı derecede bozulur. Bu grup hastalar miyopik gözlüklerden az da olsa faydalanabilirler.

Kortikal katarakt: Diğer bir katarakt tipi olan kortikal kataraktlarda ise, görme aksı tutuluncaya kadar görme keskinliği yeterli derecede kalır, katarakt çok ilerlediği zaman görmeyi olumsuz olarak etkilemeye başlar.

Katarakt operasyonu planlanan hastaların görme keskinlikleri değerlendirildikten sonra, ön segmet muayenesi yapılarak biometri adı verilen ölçüm uygulanır. Bu ölçüm ile göziçine yerleştirilmesi planlanan lense ait hesaplamalar yapılır. Biometri adı verilen bu ölçüm sonrasında gözbebekleri damla ile büyütülerek retina muayenesi yapılacaktır.

Hangi Hastalarda Katarakt Tedavi Edilmelidir ?

Katarakt tedavisindeki amaç, görmenin arttırılmasıdır ya da göze zarar verecek kadar çok ilerlemiş düzeylerdeki kataraktlarda gözde kalıcı hasarı engellemek amacı ile katarakt tedavisi uygulanır. Görme keskinliğinin seviyesinden çok, hastanın hayatını etkileme düzeyine operasyon kararı verilir. Bazı hastalar kataraktları çok erken dönemde olsa bile, günlük hayatta çok fazla rahatsız olmaktadırlar. Bu tip kataraktlarda görme düzeyi çok etkileniyorsa, erken dönemde katarakt operasyonu önerilmektedir lens yumuşakken uygulandığı için çok daha da avantajlıdır.

Çok beklemiş olan, geç kalmış katarakt olgularında kataraktlı lens çok sertleşir ve operasyon biraz daha uzun sürebilir. Katarakt çok ilerlediği zaman gözde kalıcı hasar meydana gelme ihtimali vardır ki bunlar arasında glokom, lensin göz içine düşmesi ya da yer değiştirmesi, üveit gibi hastalıklar yer almaktadır. Artık bu dönemde katarakt ameliyatı uygulanmasında görme artışı ile birlikte esas hedef, gözün fazla kalıcı zarar görmesini engellemektir.

Katarakt gelişiminin durdurulması ya da geriye döndürülmesi tıbbi tedavi ile mümkün değildir. Katarakt tedavisinde uygulanacak tek tedavi yöntemi cerrahidir. Kataraktlı olan mevcut lens göz içinden alınarak yerin saydam mercek yerleştirilir. Kataraktın alınması için eskiden geleneksel olarak dikişli yöntem kullanılıyordu. Bu yöntemde operasyon daha uzun sürede tamamlanıyordu ve ameliyattan sonra batma yanma ve bulanık görme gibi şikayetler daha fazlaydı. Bu eski yöntemde tekrar dikişlerin alınması gerekmekteydi. Artık günümüzde modern yöntemler geliştirildi.


 





Fakoemülsifikasyon denilen en modern katarakt cerrahisi yönteminde korneadan çok kısa bir kesiden göz içine aletler ile girilerek ultrason enerjisi ile lens çok minik parçalara ayrılarak vakumla çekilmektedir.Bu küçük kesi yerinden göz içine katlanabilir mercek yerleştirildikten sonra dikiş konulmadan operasyon tamamlanmaktadır. Fakoemülsifikasyon yöntemi, geniş bir kesi olmadığı ve kapalı sistemde çalışıldığı için erken dönemde görme düzeyini arttıran oldukça güvenli komplikasyonu çok az olan bir yöntemdir. Operasyon sonrası gözden tekrar dikiş alınması da söz konusu değildir.
 
Korneadan elmas bıçak ile insizyon uygulanıyor. Korneadan girilerek lensin ön kapsülü soyuluyor.
Gözün yandan görünümü, kataraktlı lens fako tipi ile emiliyor. Kataraktlı lens alınarak göziçine saydam mercek yerleştirilmiş durumda.
 
Göz içine yerleştirilen mercek gözün ön bölümünde kapsül içine yerleştirilmiş olarak izleniyor.  

Cerrahide standart olarak lokal anestezi uygulanmaktadır. Gözünüz uyuşturulduğu için operasyon sırasında bir şey hissetmeyeceksiniz, belki gözünüze hafif dokunmaları hissedebilirsiniz. Operasyon kataraktınızın tipine göre, yaklaşık 5-10 dakika kadar sürmektedir. Bu süre içerisinde başınızı ya da gözünüzü hareket ettirmemeniz gerekmektedir. Fako cerrahisi sırasında standart olarak nabız ve tansiyon değerleriniz monitorize edilmektedir. Doktorunuz ile operasyon sırasında heran iletişim halinde olabilirsiniz.

Katarakt operasyonundan sonra ikinci defa katarakt gelişebilir mi ?
Mevcut kataraktlı lensiniz tamamen göz içinden alındığı için ikinci defa katarakt gelişimi kesinlikle söz konusu değildir. Katarakt operasyonu sırasında kataraktlı lens alındıktan sonra ince bir zar içine mercek yerleştirilir. İşte bu ince zar tabakası operasyon sonrası dönemde kalınlaşabilir. Bu durum operasyonun gidişi ile ya da operasyon sırasında meydana gelen komplikasyon ile ilişkili değildir. Merceğin yerinde durmasını sağlayan zarın beyazlaşması yapısal olarak her gözde meydana gelebilir ancak genç yaş grubu, diabeti olan ve yukarıda bahsedilen psödoeksfoliasyonuolan hastalar bu zarın beyazlaşması açısından daha duyarlıdır. Böyle bir durumda tedavi ameliyat değildir. Saniyeler içerisinde biten laser (YAG laser ) uygulaması  ile tamamen tedavi edilebilir.

Katarakt operasyonu öncesi ve sonrasında dikkat edilmasi gerekenler !


  Aspirin ve benzeri ilaçlar ameliyattan 3 gün önce kesilmelidir.
  Ameliyat sabahı kahvaltı edilebilir ancak çok ağır olmamalıdır.
  Diabet, hipertansiyon, astım gibi sistemik hastalıklar için kullanılan ilaçlar ameliyat günü kesilmemelidir. İnsülin dozuna, oral antidiabetik tedaviye, diete uymaya her zamanki gibi devam edilmelidir. Ameliyat günü sistemik olarak kullanılandığınız ilaçlarınızı yanınızda getirmenizde fayda vardır.

  Ameliyat günü yüz iyice yıkanmalıdır ve makyaj yapmaktan, losyon ve parfüm kullanmaktan kaçınılmalıdır.
  Ameliyat sırasında üzerinizdeki kıyafetler değiştirilecektir, sterilite açısından size verilen ameliyat kıyafetleri giyilecektir.
  Ameliyat bittikten kısa bir süre sonra evinize dönebilirsiniz doktorunuz sizi ilk 36 saat içinde tekrar muayeneye çağıracaktır. Eve yalnız dönülmemesi, araba kullanılmamasında fayda vardır.

Ameliyatım nasıl olacak ?

  Ameliyat sırasında uyutulmayacağınız için her an doktorunuzla iletişim halinde olacaksınız, söylemek istediğiniz herhangi bir şey olursa doktorunuza o anda iletebilirsiniz.
  Ameliyatınız dikişsiz yöntem olarak bilinen fako yöntemi ile gerçekleşecektir. Bu yöntem sayesinde erken dönemde görmeniz artacaktır ve dikişlerin tekrar alınması gibi bir durum söz konusu olmayacaktır.
  Ameliyat sırasında başınızı veya gözünüzü çok kısa bir süre için hareket ettirmemenizde fayda vardır.
  Hastanemizin yataklı servisindeki odaların tamamı tek kişiliktir.
  Odanızda televizyon, buzdolabı, banyo, tuvalet klima, ziyaretçi koltuğu bulunmaktadır.



 


Nasıl damla konulmalıdır ?


  Damla konulmadan önce eller iyice yıkanmalıdır.
  Ameliyat sonrası doktorunuz size 2 farklı damla kullanmanızı önerdiyse, her iki damla aynı anda damlatılmamalıdır, iki ilaç arasında etkileşim olabilir. Birinci damladan 15 dakika sonra diğer damla konulmalıdır.
  Damla konulmadan önce şişenin çalkalanmasında fayda vardır.
  Damla koyarken yukarıya doğru bakılıp alt kapağınızı aşağıya doğru çekerek göz kapağının içine doğru, damlanın ucu göze değdirilmeden konulmalıdır.
  Damlalara gündüz boyunca devam edilmelidir, gece uyurken kalkıp damla konulmasına gerek yoktur.
  Size ek olarak bir şey söylenmediyse damlalarınızı 15 gün boyunca, size verilen saat tablosuna uygun olarak kullanmanız yeterli olacaktır.
  Glokom
Glokom

Glokom (halk arasında göz tansiyonu olarak da bilinir), sıklıkla 40 yaş üzerinde görülen, genellikle yıllar içerisinde ilerleme gösterip,görme yeteneği için gerekli olan göz sinirine zarar veren bir hastalıktır. Glokomda görme kaybı oluştuğunda,geri dönüş şansı yoktur.Bu nedenle erken tanı ve tedavi çok önemlidir.Erken tanı için dikkatli bir göz muayenesi şarttır. Hastanemize bağlı bulunan glokom biriminde,en son teknoloji ile donatılmış sistemler yardımıyla glokomun erken tanı ve tedavisi yapılmaktadır.

Glokom için risk faktörleri nelerdir ?
 Ailede glokom öyküsü
 35 yas ve üstü
 Gözde ağır iltihaplanma ve enfeksiyon öyküsü bulunması
 Göz yaralanmaları
 önceden geçirilmiş göz ameliyatları
 Seker hastalığı
 Düşük veya yüksek kan basıncı
 Miyopi
 Uzun süreli kortizon tedavisi gerektiren durumlar (astim,eklem iltihaplanması gibi)
 Migren

Not : Göz doktorunuza gelirken tüm kullandığınız ilaçların bir listesini beraberinizde getirmeniz çok önemlidir çünkü göz içi basıncına etki edebilen bir çok ilaç bulunmaktadır.

 
  Kontakt Lens

Hastanemizin kontakt lens ünitesinde doktor kontrolüyle kozmetik ve tıbbi amaçlı her türlü lens verilmektedir.

 Numaralı ve numarasız renkli lensler,
  Miyop - hipermetrop ve astiğmatik numaralı saydam lensler,
 Gaz geçirgen yarı sert lensler,
 Katarakt ameliyatı olmuş yetişkin ya da çocuklar için afak lensler,
 Uzak ve yakını bir arada gösteren multifokal lensler,
 Keratakonus lensleri,
 U.V. korumalı,
 Doğal şekli bozulmuş gözler için, prostetik iris lensleri.

Kontakt Lens Nedir ?
Gözün kırma kusurlarını düzeltmek için gözlüğe alternatif olarak üretilmiş, kornea ön yüzeyine takılan merceklere kontakt lens denir. Kornea ön yüzeyine takılarak görme kusurlarını düzeltmek için optik amaçlı kullanılmaktadır. Kontakt lensler optik amaçlı olarak kullanılmakla beraber kozmetik ve tedavi edici amacıyla da kullanılmakta olan bir çeşit protezdir.

Kontakt Lens Tipleri Nelerdir?
Kontakt lensler sert ve yumuşak kontakt lensler olarak iki gruptur. Sert kontakt lensler sert bir maddeden yapılan lensler olup çapları yumuşak kontakt lenslere göre daha küçüktür. Yarı sert veya yarı yumuşak olarak adlandırılan gaz geçiren (gas permeabl) kontakt lensler de bir tür sert lenstir. Yumuşak lensler gibi değişik oranlarda oksijen geçirme özelliğine sahip olduğundan yumuşak lense benzetilmektedir. Sert lenslerin göze adaptasyonu için hastanın bu tür kontakt lensleri her gün giderek artan sürelerde kullanması gerekmektedir. Gaz geçiren sert lensler yüksek astigmatizma, düzensiz astigmatizma, keratokonus gibi göz hastalıklarında kullanılır ve lense alışma süresi yaklaşık 1 aydır.

Yumuşak kontakt lenslerde sert lenslere göre daha büyük çaplı olup göze takıldıklarında gözün renkli kısmını kaplayıp göz beyazına taşarlar. Sert kontakt lenslerle yumuşak lensler arasında önemli bir fark da bakımlarıdır. Yumuşak kontakt lenslerin gözden çıkarıldıktan sonra kesinlikle özel bir sıvı içinde bulundurulmaları gerekir. Yumuşak lenslerin içeriklerinde yüksek oranda su vardır. Sıvı ortamda bulunmadıklarında su kaybederek kururlarve deforme olarak kullanılmaz hale gelirler. Enfeksiyon riskini azaltmak için yumuşak lenslerin özel bir sıvı içinde saklanmaları gereklidir. Günlük,haftalık, aylık lensler, 3 aylık lensler, günlük kullanılan 1 yıl ömürlü lensler, bazı göz hastalıklarının tedavisi için kullanılan tedavi edici lensler, bifokal lensler ve renkli lensler gibi. Gözdeki bozukluğun düzeltilmesi için kullanılan lenslerin çoğu renksizdir ve göze takıldığında görünümü değiştirmezler. Takıldıkları sürece kusuru giderir ve berrak bir görüntü sağlarlar.

Bifokal lensler, yakın ve uzak için iki ayrı gözlük kullanmak zorunda kalan kişiler için geliştirilmiştir. Günümüzde çok popüler olan bir lens grubu da renkli lenslerdir. Gözdeki kusurun düzeltilmesi amacıyla kullanılabildiği gibi, sırf estetik amaçlı olarak kullanılan numarasız tipleri vardır. Renk seçenekleri vardır. Prostetik Iris Lensleri geçirilmiş bir göz hastalığı veya bir kaza sonucu korneada oluşan beyaz leke şeklindeki estetik kusurları kamufle etmek için veya kişilerin göz rengini değiştirip daha normal görünme isteği için kullanılan yumuşak lenslerdir.

 

 

 

 

 

 

 

Lens Kullanırken Nelere Dikkat Edilmelidir?

 El hijyenine özellikle dikkat ediniz. Tırnaklarınız temiz ve düzgün kesilmiş olmalıdır.
 Lensleriniz her çıkarışta kendi solüsyonu ile temizlenmeli, durulanmalı ve önerilen saklama ilacı içinde korunmalıdır.
 Her çıkarışta solüsyon değiştirilmelidir.
 Lensler ağza alınmamalı, tükürükle ıslatılmamalıdır.
 Lensleri makyajdan önce takmalı, dikkatlice çıkarıldıktan sonra makyaj temizlenmelidir.
 Denizde veya havuzda yüzerken lenslerinizi çıkarınız. Aksi halde lens ortamın suyunu çekerek mikroplar için uygun bir ortam oluşturacaktır. Banyo yapmadan önce de lensler çıkartılmalıdır.

Kontakt Lens Nasıl Takılır ?
 Gözlerde herhangi bir kızarıklık, bulanık görme, ağrı, şişme veya şiddetli kaşıntı olduğunda doktorunuza başvurunuz.
 Kontakt lensi çıkarmadan önce gözünüzde olduğuna emin olunuz.
 Şekilde, lens olması gereken normal pozisyonunda duruyor, eğriliği tamamen uygun durumda.
 Lensi parmağınıza aldığınızda lens eğriliği düzleşmiş olarak izleniyorsa, lensin iç kısmı dışa çevrilmiş olabilir.


Uzm. Dr. Mehmet CANTÜRK

Uzm.Dr. Hüseyin Avni ULUDAĞ